5 Ağustos 2023 Cumartesi

The Adventures of Sharkboy and Lavagirl (Köpekbalığı ve Volkan Kızın Maceraları) | Film Yorumu


Yönetmen: Robert Rodriguez

Senarist: Robert Rodriguez, Marcel Rodriguez

Yapımı: 2004 - ABD


Filmimiz, Max'ın iki süper güçlü arkadaşını sınıfa tanıttığı sahneyle başlıyor. Max (Cayden Boyd) hayal gücü çok gelişmiş, çok canlı rüyalar gören bir çocuk. Hatta gördüğü rüyaları kaydettiği bir defteri bile var. Bu defterin en özel iki ismi ise Köpekbalığı (Taylor Lautner) çocuk ile Lavagirl (Taylor Dooley). Köpekbalığı, bir gün bir fırtınada ailesinden uzak düşmüş bir çocuğun köpekbalıkları tarafından yetiştirilmesiyle köpekbalıklarına has özellikler edinmiş bir süper kahraman. Lavagirl ise ateşten bir lav kız. 

Max'in bu iki arkadaşını sınıfta tanıtması diğer çocukların fazlasıyla ilgisini çekiyor. Çoğunlukla olumsuz anlamda... Bu çocuklar Max ile dalga geçiyorlar; hatta Max'in çok kıymet verdiği rüya defterini bile zorla elinden alıyorlar. Bu olay sonrasında Köpekbalığı ile Lavagirl'ün memleketi olan Max'in düşlediği rüya ülkesinde işler ters gitmeye başlıyor. Bu iki dostunun Max'e ihtiyacı var. Bunun üzerine Max, Köpekbalığı ve Lavagirl ile birlikte rüya ülkesine giderek Mr. Electricidad ve karanlığı ile mücadele ediyor. Ancak tek sorun Mr. Electricidad değil. Ülkenin tek hakimi olmayı kafaya takmış başka bir isim daha bizim üçlünün önüne çıkıyor.


Kaynak: Pinterest

İzlemekten büyük keyif aldığım bir filmdi. Hatta açıkçası filmi bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim bile. Film karşıma Pinterest'te çıktığında kaydetmiştim. Ancak kim bilir kendisini çıkmaz ayın hangi günü izlerdim... Filmi şimdi izleme nedenim bookstagram hesabımda dolanırken takip ettiğim bir hesabın (lisasummaries) filme dair güzel yorumuna denk gelmemdi. 

Film macera boyutu bir yana, oldukça özgün bir içeriğe sahip. Lavagirl ile Köpekbalığı gördüğüm en yaratıcı iki süper kahramandı diyebilirim. :) Aynı zamanda ateş ve suyu temsil eden birbirine tamı tamına zıt bu ikili, aslında çok uyumlu bir takımdı. Lavagirl'ün asıl süper gücünü aradığı sahnelerde ben de en az onun kadar heyecanlıydım. Bazen, yeteneklerimizi saklı kaldıkları karanlıktan çıkarmak için uygun anın gelmesi gerekebilir. Belki de ancak o uygun an geldiğinde zaten bize ait olan yetenekler bir şekilde bize göz kırpacak ve ben buradayım diyeceklerdir. Ancak bu yeterli midir? Hayır. Nasıl ki lavlardan oluşan bir süper kız bile ateşini canlı tutmaya ihtiyaç duyuyorsa, bizler de kendi yeteneklerimizi günbegün parlatmalıyız. Bu olmazsa ateşimiz sönebilir.


Hayaller her şekliyle güzeller midir peki? Bencil hayaller ve aydınlık hayaller olmak üzere kategoriler var mıdır? Bencil hayallerimiz gün geldiğinde bizi de karanlıkta bırakabilirler mi? O halde nasıl hayal kurmalıyız? Hayallerimizi nelerle beslemeliyiz? En önemlisi de hayallerimize hiç kimse inanmasa, onları küçümsese ve hatta hayallerin ancak çocukken görülen rüyalarda kaldığını söylese bile; hayaller tam anlamıyla yok olabilirler mi? Yoksa yalnızca uykuya mı yatarlar; karanlıkta, en derinlerimizdeki ışık girmeyen noktalarımızda?..

Bu noktada aslında özellikle de çocuklara kendilerini kendilerinin görmeleri için fırsat vermek de çok önemli. Malesef çoğu durumda ebeveynler ve eğitimciler çocuklarını\ öğrencilerini bazen aşırı korumacı tavırlarıyla, bazen kendi katı doğrularıyla baskılayabiliyorlar. Max'in öğretmeninin küçük kızı Marissa (Sasha Pieterse) da bunun tipik bir örneğiydi diyebiliriz. Küçükken baskılanmış çocukların büyüdüklerinde kendi rüyalarını ve dolayısıyla benliklerini bulmaları biraz daha zor oluyor malesef ki. Bu bakımdan küçümsemek veya korumak ile yol göstermek arasındaki farkı bilmenin önemli olduğunu düşünüyorum.


Bazı filmler çocuk filmidir ama onları her yaşta izleyebilir, her yaşta izlemekten keyif alabiliriz. The Adventures of Sharkboy and Lavagirl de bence bu filmlerden. İçeriğinde dostluk, kendine güvenmek, hayallerin gücü gibi güzel tema ve konuları barındırıyor. Eski bir film olduğu efektlerinden belli ancak bu durum en azından beni hiç rahatsız etmedi. Yine de filmi ilk çıktığı yıllarda ben de bir çocukken izleseydim nasıl da heyecanlı hissederdim diye düşünmeden de duramıyorum. Pastadan sallar, elektrik fişinden köpekler, ev ödevlerine yardım etmesi için tasarlanmış her şeyi bilen bir robottan geriye kalanlar... Müthiş buluşlar. İlgisini çekenlere önerebileceğim hoş bir film.

Hoşça ve güzel hayallerle kalın.

:)


THE ADVENTURES OF SHARKBOY & LAVAGIRL IN 3-D SOUNDTRACK SCORE (2005) dinlemek için tıklayabilirsin.




8 yorum:

  1. Keyifli görünüyor, bazı çocuk filmleri güzel oluyor gerçekten. Hayaller konusunu çık iyi açıklamışsın, her şey hayal etmekle başlar. Bizde nedense hayalcilik çocuklukla bağdaştırılıyor. Sanki kötü bir şey gibi algı var. Tanıtım için teşekkürler. 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayal kurmak genelde boş iş olarak görülüyor. Bir de gerçekçi hayaller ve uçuk unicornlu hayaller falan var. Bazen gerçek olabilecek hayaller bile sanki masalmış gibi karşılanıyor ve hayaline inanan kişi de çevresi tarafından en başta inanç ve özgüven olarak aşağı çekilebiliyor. Çok fazla hayal aleminde dolanmak ve orada kalmak elbette iyi değil ama atıyorum kişi çok para kazanmayı hayal etse bile (olabilecek eeeen somut örneği veriyorum :), aslında o kağıt parçalarını düşlemez değil mi? Onunla yapacaklarını bile düşlemez. Onunla yapacaklarının vereceği hisleri düşler. İşte, hayal kurmak hissetmektir aslında. Ve bence hissetmeyen biri de çok yavan bir yaşam sürer. O yüzden hayal kuralım! Tabii güzel hayaller. :)
      Rica ederim. Yorumun için ben teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. hımmm izlememişim, şimdiden sevdim bile, yönetmen de eğlenceli filmler çeker zaten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla bu yönetmenden hiç izlemedim ama filmlerini biliyorum. Zamanla üç beş filmini izlerim inşallah ilgimi çekti :) Bu film bir şaheser değil belki ama hoş bir film. İzlerken bana kendimi iyi hissettirmişti. Öneririm <3

      Sil
  3. Filmi biliyorum ama izlemedim. Keyifli bir film olduğu belli:) Listeye alıp izlesem iyi olacak:))) Çocuk filmlerini çok severim ve çok da güzel mesajlar içerir, bence herkes izlemeli diye düşünürüm:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek gördüğüm bir film değildi açıkçası. Ama filmi izlemeden ilk etapta en çok Taylor Lautner'in çocukluğu ilgimi çekti :) Güzel bir film, öneririm :)

      Sil
  4. Tam annemin kalemi bir film bu dur önereyim belki beraber izleriz. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tatlıştı <3 Umarım siz de seversiniz. Şimdiden iyi seyirler diliyorum. :)

      Sil

Diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.